MEDİNE

MEDİNE Yİ MÜNEVVER DE  ZİYARET EDİLECEK YERLER

MESCİD-İ NEBİ:
Peygamber Efendimiz Mekke'den yorucu bir yolculuktan sonra Medine'ye

bir saat mesafedeki Kuba köyüne vardı. Bu köyde 14 gün dinlendikten sonra,

Cuma günü Ranua bölgesinde Cuma namazını kıldıktan sonra devesine binerek

Medine'ye hareket etti. Medine'ye vardığında herkes onu devesinin yularından

çekerek evinde misafir etmek istiyordu. Peygamber deveyi kendi haline

bırakmalarını istedi. Devenin kendiliğinden çöktüğü boş bir arsayı

" inşallah konağımız burasıdır" diye belirleyerek devesinden indi.

Burada bir mescit ve peygamber efendimizin konaklayacağı odalar yapıldı.

Bu inşaat süresince yedi ay buraya en yakın ev olan Ebu Eyyub Ensari'nin

evinde kaldı. (Ebu Eyyub Ensari 675 yılında İstanbulu kuşatan islam ordusuna

katılmış ve bu kuşatmada şehit olmuştur. Eyüp semtindeki türbesinde yatmakta

olup, milletimiz tarafından Eyup Sultan olarak anılmaktadır.)

Bugün Mescid-i Nebi olarak bilinen ve müslümanlar tarafından ziyaret edilen

mescit Peygamber Efendimizin yaptırdığı bu mescittir. Mescit'in ilk yapılışında

temelleri taştan, duvarları kerpiçten idi. Bu mescidin yapılışında Peygamber

Efendimizde bir işçi gibi çalışmıştır.

Peygamber şöyle buyurmuştur; Mescidimde kılınan bir namaz başka mescitlerde

kılınan bin namazdan daha hayırlıdır. Mescid-i Haram'da kılınan bir namaz ise diğer

mescitlerde kılınan yüzbin namazdan faziletlidir.

Yine diğer bazı hadislerde;
"Kim sevap kazanmak niyetiyle beni Medine'de ziyaret ederse, o benim komşum olur.

Kıyamet gününde ona şefaat ederim"
" Benim kabrimi ziyaret eden kimse şefaatimi hak etmiş olur"
" Kim beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, o beni hayatımda ziyaret etmiş gibidir"
Peygamber Efendimizin kabri bu günki mescit binasının içindedir.

KUBA MESCİDİ:
Peygamber Efendimiz Mekke'den Medine'ye hareket ettikten sonra

yorucu ve uzun bir yolculuk sonunda 622 yılı 20 Eylül pazartesi günü Medine'ye

bir saat mesafedeki Kuba köyüne geldi. Bu köyde 14 gün dinlendikten sonra

Medine'ye hareket etti.
Kuba köyünde kaldığı süre içinde bir mescit yaptı. Kendiside bir işçi gibi çalıştı.

Bu mescit İslamdaki ilk camidir.

Bir Cuma günü Medine'ye hareket etti.Mescid-i Nebi yapıldıktan sonra Kubalılar da

Medine'ye giderek Peygamber Efendimizin mescidinde namaz kılıyorlardı.
Kuba mescidinin boş kalmamsı için Peygamber Efendimiz her Cumartesi günü bu

mescide gelerek namaz kılardı.
Bu konuda şöyle buyurmuştur. " Kim evinde güzelce temizlenip abdest aldıktan

sonra başka bir maksatla değil, sadece namaz kılmak için Kuba Mescidine

giderse bir umre yapmış kadar sevap kazanır"

CUMA MESCİDİ:
Peygamber Efendimiz Kuba köyünde 14 gün kaldıktan sonra, bir Cuma günü

beraberindeki müslümanlarla Medine'ye hareket etti. Medine yolu üzerinde

Rauna bölgesine geldiklerinde öğle vakti gelmişti. Burada ashabı ile birlikte

Cuma namazı kıldı ve hutbe okudu: İlk defa kıldığı Cuma namazı ve ilk okuduğu hutbe budur.
Burada şimdi büyük bir cami bulunmaktadır. Bu cami " Mescid-i Cuma" adıyla anılmaktadır.

MESCİD'ÜL KIBLETEYN:
(İki Kıbleli Mescid)
Kıble önceleri Kudus'teki Mescid-i Aksa olduğundan namazlar ilk yıllarda

Mescid-i Aksa!ya doğru kılınıyordu. Peygamber Efendimiz Kıblenin Kabe olması

gerektiğini düşünüyor, bu hususta Allahtan bir emir bekliyordu.
Peygamberimiz Medine'ye hicret edeli 16 ay olmuştu. Bir gün Seleme oğulları

Mescidinde ashabı ile beraber öğlen namazı kılarken namazın iki rekatını

tamamlamıştı ki Cebrail tarafından Allahın emri tebliğ edildi.

" Ya Muhammed yüzünü ( Allah'ın emrini bekleyerek) göğe doğru çevirip

durduğunu görüyoruz. Artık seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.

(Bundan böyle namazda) yüzünü Mescid-i Haram ‘a (Kabe'ye) doğru çevir.

Ey müminler sizde nerede bulunursanız namazda yüzünüzü oraya doğru çevirin.

(Bakara suresi 144.Ayet)

Bunun üzerine Peygamberimiz ve cemaat Kabe'ye döndü. Erkekler kadınların

yerine, kadınlarda erkeklerin yerine geçerek namazın kalan iki rekatı Kabe'ye

doğru kılınarak tamamlandı. Bu olayın meydana geldiği hicretin ikinci yılı şaban

ayının 15. gününden itibaren müslümanların kıblesi Kabe olmuştur. Bu Mescitte

Kıbleteyn Mescidi (iki kıbleli mescid) olarak anılmaktadır.

CENNETÜ'L BAKİ ( BAKİ KABRİSTANI):
Mescid-i Nebinin doğu tarafında bulunan bu kabristan bugün mescidin avlusu

ile hemen hemen birleşmiş durumdadır.
Onbin civarında sahabi bu kabristan' a defnedilmiştir.
Bunların arasında; Hz.Osman,Peygamberimizin amcası Hz.Abbas,Halası Hz.Safiye,

süt annesi Halime,Hanımı Hz.Ayşe, Hz.Ali'nin annesi Hz.Fatma binti Esad, imam Malik, Peygamberimizin

birbuçuk yaşında ölen oğlu İbrahim bu kabristana defnedilmiştir.

UHUT ŞEHİTLİĞİ:
Uhut savaşı müslümanlar ile müşrikler arasında yapılan en önemli savaşlardan biridir.
Müşrikler hicretten üç yıl sonra 625 tarihinde 3000 kişilik ordu ile Mekke' den

hareket ettiler. Medine yakınlarında Uhut Dağında karargah kurdular.

Peygamber Efendimiz'de 1000 kişilik bir ordu ile Uhut'a hareket etti. Ancak

yolda 300 kişiden oluşan münafıklar geri döndü. Müslüman ordusu 700 kişi kaldı.

İslam ordusu Uhut Dağına arkasını verip savaş düzeni alırken, düşmanın cephe

gerisinden taarruzunu önlemek maksadıyla, dağın vadisini beklemek üzere 50 kişilik bir okçu birliğini yerleştirdi.

Kendisinden emir gelmedikçe asla yerlerinden ayrılmamalarını tembih etti. Düşman süvarileri gelirse

onlara ok atınız talimatı verdi.
Savaş başladı, 700 kişilik islam birliğinin kahramanca çarpışması karşısında müşriklerin

3000 kişilik ordusu bozguna uğradı. Zafer kazandığını düşünen islam askerleri ganimet toplamaya başladı.

Bunu gören okçular da yerlerini terk ederek ganimet toplamaya katıldılar. Okçuların yerini terk ettiğini

gören düşman yeniden toparlanarak savaşı devam ettirdi.

Bu nedenle kazanılmış zafer elden gitti. Bu savaşta 70 sahabi şehit oldu.

Peygamber Efendimizin amcası Hz.Hamza'da burada şehit düştü. Hz.Hamza'ya

kin besleyen Ebu Süfyan'ın karısı Hind, vahşi adındaki köleye Hz.Hamza'yı öldürmesi

halinde bir çok mükafat vereceğini vaadetmişti. Hz.Hamza kılıcıyla kahramanca

savaşırken vahşi'nin attığı mızrak ile karnından yaralanmış ve şehit olmuştur.
Bu savaşta Peygamber Efendimiz'de yaralanmıştır.
Hz Hamza ile birlikte şehit olan 70 müslümanın mezarlarının bulunduğu kabristan

Uhut Dağı eteklerinde bulunup, müslümanlarca ziyaret edilmektedir.

HENDEK SAVAŞI'NIN YAPILDIĞI YER (Yedi Mescitler):
Uhut savaşında umduklarını elde edemeyen Mekkeli Müşrikler iki yıl sonra

yahudilerle de iş birliği yaparak on bin kişilik bir ordu ile Medine üzerine yürüdüler.
Müslümanların bu orduya karşı koyacak maddi ve askeri gücü yoktu. Peygamber

efendimiz ashabı ile istişare ederek savunma savaşına karar verdi. Şehrin saldırıya

açık olan kısımlarını hendekle çevirerek, düşmanı şehre sokmamayı planladılar.

Müslümanlar gece gündüz, aç ve susuz olarak çalışıp altı günde hendek kazdılar.

Düşman ordusu Medine'ye dayandı, ancak şehri kuşatacak bir yer bulamayıp,

hendek dışında karargah kurdular. Kuşatma 27 gün sürdü. Müslümanlar açlıktan

susuzluktan ve yorgunluktan dayanamaz hale gelmişlerdi. Peygamber efendimiz

kuşatmanın son gününde; "Allahım! Ey Kur ‘anı gönderen Rabbim! Ey düşmanlarla

hesabı tez gören Rabbim!

Şu düşman topluluğunu kır,.. Onları hezimete uğrat, iradelerini sars Allahım."diye

yalvardı . Akşama doğru fırtına çıktı. Şiddetli fırtına düşman çadırlarını söküyor,

Yemek tencerelerini deviriyor, ateşleri söndürüyor, kum ve toprak parçaları

düşmanını yüzüne çarparak onları helak ediyordu. Gece müşrükler etraflarında

tekbir sesleride duymaya başladılar ve iyice korktular. Birçok mal ve yiyeceklerini

bırakarak kaçtılar.
Ahzap suresinin 9 'uncu ayeti şöyledir; " Ey iman edenler! Allah' ın size olan nimetini

hatırlayın; hani size doğru ordular gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar,

birde görmediğiniz askerler göndermiştik. Allah yaptıklarınızı görendir."

Hendek savaşı düşmanların müslümanlara son saldırısı oldu.Hendek savaşının

yapıldığı yerde birbirine yakın 7 küçük mescit yapılmıştır. Bunlara 7 mescitler denmektedir.

 

.:: Mescidi Nebevi ::.

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

.:: Mescidi Haram ::.

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

online Destek